Farkındalık Eğitimi

Çocukluk (Çocuk Olmak) deyince aklımıza ilk olarak kaygısız olmak geliyor. Birçoğumuz ara sıra çocukları gözlemlerken içimizden ne kadar masum ve mutlu olduklarını düşünmüşüzdür. Bu şekilde düşünmemizi sağlayan şey “kaygısız” duruşlarından kaynaklanmaktadır. Peki, o zaman nedir bu kaygısızlık? Tahminlerimizin tersine kaygısızlık, aslında iç güdüsel bir zekadır. Yoğun bir şekilde şimdiki zamanda yaşama zekası olduğunu söylersem yanlış bir tanımlama yapmış olmam sanırım. Bu zekayı kullanmak öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü bedenimizin ve ruhumuzun farkındalığı iyi olmalı ki yaşadığımız her anı dolu dolu yaşayabilelim. Özetle, FARKINDALIK ruhumuzun tam olarak içinde bulunduğu mekanda ve zamanda olmasını sağlamaktır. Başka bir deyişle; yaşadığımız her anı dolu dolu yaşama yeteneğidir. Zihnin burada oluşu, kalbin burada oluşu, bedenin burada oluşu… Burada olmak, dikkat ve o anki deneyimimizi yaşamak ile ilgilidir. Farkındalık, pek çok meditasyon yaklaşımının temelini oluşturur. Çalışmalarda onu korumayı, geliştirmeyi ve sağlamlaştırmayı öğreniriz. Dikkatimizin kalitesi, içinde bulunduğumuz andaki en belirgin ve en önemli şeye dikkatimizi vermemiz ile gelişir ve derinleşir. Bu hepimizde var olan ancak bilinçli olarak geliştirmediğimiz bir beceridir; çünkü dikkat, odaklanma ve konsantrasyon gerektirir. Neden bunları küçük yaşta geliştirmeyelim? Günümüzde dünya öyle karmaşık ve hızlı ki onu anlamak, büyümek, kendimize ve dünyaya katkıda bulunmak için kendimizi anın içinde tutmayı öğrenmek artık mutlak bir gereklilik haline gelmiş durumda. Bu nedenle çocuklarımız ile erken yaşta “Farkındalık” çalışmalarına başlayarak yaşadıkları her anın içinde sevgiyle var olmalarını sağlayabiliriz…  Sevgiyle Kalın…

Farkındalık; güneşi teninde, tuzlu gözyaşlarını yanaklarında hissetmek demektir.

Kaynağı neşe olsa sıkıntı da olsa, bedeninizde o farkındalığı duyumsamaktır.